Altın: 6.583,99
Dolar: 45,96
Euro: 53,42
BIST: -
8.2 C
Rize

Demirali Kiraz

kirazdemirali4@gmail.com


Diğer Yazarlar

Kimdir Atatürk? Bir Milleti Ayağa Kaldıran Ruhun Adı

1881’de dünyamıza teşrif eden, 10 Kasım 1938’de ise “Ve aleyküm selam.” diyerek ebediyete uğurlanan Türk milletinin son büyük atası Mustafa Kemal Atatürk’ü gerçekten ne kadar tanıyor, ne kadar anlayabiliyoruz?

Asıl mesele; kurtuluşun ve kuruluşun lideri Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar anlayabildiğimiz ve onun fikirlerini hayatımızda ne ölçüde yaşatabildiğimizdir.

Atatürk’ü anladığımızı ve onun yolunda gittiğimizi iddia eden bizler, Mustafa Kemal gibi; “Biz doğrudan doğruya milliyetperveriz ve Türk milliyetçisiyiz. Cumhuriyetimizin dayanağı Türk topluluğudur.” diyebiliyor muyuz?

Atamız gibi; “Ben, gerektiği zaman en büyük hediyem olmak üzere Türk milletine canımı vereceğim.” diyebiliyor muyuz?
Atatürk, “Türk genci atasını tanıdıkça, büyük işler başarmak için kendisinde kuvvet bulacaktır.” diyor.

O hâlde Atamızı tanıyalım. Kimdir Atatürk?

Kurtuluş mücadelesinin en ümitsiz dönemlerinde Namık Kemal’in
“Vatanın bağrına düşman dayadı hançerini,
Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini?”
mısralarına karşılık:
“Bütün millet adına diyorum ki:
Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini,
Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini.”
diyerek milletine ümit aşılayan kişidir Atatürk.

Kimdir Atatürk?

Biz öğretmenlere seslenirken, “Efendiler! Yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize görecekleri eğitimin sınırı ne olursa olsun, en evvel ve her şeyden evvel Türkiye’nin bağımsızlığına, kendi benliğine ve millî geleneklerine düşman olan bütün unsurlarla mücadele etmek lüzumu öğretilmelidir.” diyen bir başöğretmendir.

Tarih öğretmenlerine seslenirken, “Bir öğrenci matematikten bir formül unutabilir. Kimyadan belki bir maddeyi hatırlamayabilir. Fakat efendiler, bir öğrenci tarihini asla unutmamalıdır ve ona tarihi unutturulmamalıdır. O öğrenci şanlı tarihinin bir sayfasını unuttuğu gün, ülke uçuruma yuvarlanıyor demektir.” diyordu.

Tarihini unutan milletlerin başka milletlerin avı olduğunu unutmayacağız. Nice milletlerin tarih sahnesinden silinip yok olduğu bu zorlu coğrafyada, dün var olmak için verdiğimiz mücadeleyi unutmayacağımız gibi, bugün de vatanın her karış toprağında, milletin bağımsızlığı için gözünü kırpmadan şehadete yürüyenleri unutmayacağız.

Mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü, kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü olan bayrağımız için kanını ve canını veren yiğitleri unutmayacağız, unutturmayacağız.

Kimdir Atatürk?

Sevgili gençler, kitaba dayanmayan hiçbir başarı uzun ömürlü olamaz. Ülkeleri kılıçla fethedebilirsiniz fakat kılıçla yönetemezsiniz.

Mustafa Kemal ki yeryüzünün en şerefli kılıcını taşıdı. Çünkü o, kılıcını hep hak ve vatan için kullandı. Fakat onun eli, kılıcın kabzasından çok kitabın cildini tuttu.

Gençler, bilginin efendisi olmak istiyorsanız kitabın kölesi olmak zorundasınız.

Ömrü boyunca cepheden cepheye koşmasına rağmen dört bine yakın kitap okuyan Atatürk’e hayran olmak ve onu örnek almak gibi bir sorumluluğumuz olduğunu unutmayalım.

Kimdir Atatürk?

Sivas Kongresi’nin en kritik günlerinden birinde, bazı delegeler ülkenin kurtuluşu için manda ve himaye fikrini savunuyordu. Salonda büyük bir tartışma yaşanırken genç bir tıp öğrencisi olan Tıbbiyeli Hikmet söz istedi. Kürsüye çıktığında gözünü Mustafa Kemal Paşa’ya çevirerek kararlı bir sesle şöyle dedi:

“Paşam, beni buraya Tıbbiyeli arkadaşlarım gönderdi. Biz bağımsızlık davamızdan asla vazgeçmeyiz. Mandayı kabul edemeyiz. Eğer manda düşüncesini siz de kabul ederseniz, sizi de reddederiz. O zaman sizi vatan kurtarıcısı değil, vatan batırıcısı olarak görürüz.”

Salonda derin bir sessizlik oluştu. Genç bir öğrencinin bu kadar açık ve cesur konuşması herkesi etkilemişti. Mustafa Kemal Paşa ise bu sözlerden rahatsız olmak yerine büyük bir gurur duydu. Hikmet’e dönerek şu tarihî cevabı verdi:

“Evlat, içini rahat tut. Gençlikle iftihar ediyorum ve gençliğe güveniyorum. Biz azınlıkta kalsak bile mandayı kabul etmeyeceğiz. Parolamız bellidir: Ya istiklal ya ölüm!”

Bu konuşma, Türk milletinin bağımsızlık iradesini ve Türk gençliğinin vatan sevgisini gösteren en önemli tarihî anılardan biri olarak hafızalara kazınmıştır. İşte Mustafa Kemal, özgürlük ve bağımsızlığı karakter edinmiş bir milletin sembol ismidir.

Kimdir Atatürk?

Uzun yıllar Kurtuluş Savaşı’na ve Atatürk’e karşı çıkan ancak ölümüne yakın gerçeği gören Refik Halit Karay anlatsın:

“Benim veya başkalarının anılarını okuyanlar, ne devlerin cüce hâline geldiğini, nasıl mum gibi eridiklerini görmüşlerdir. Dev kalan kaç kişi var içlerinde? Ömrüm boyunca tanıdıklarım arasında Atatürk’ten başka cüceleşmeyen dev yoktur… Şimdi düşünüyorum da bir Mustafa Kemal çıkıp millî şuur ve şerefimizi kurtarmıştır.”

Geç de olsa gerçeği gördü Refik Halit. Ya hiç göremeyenler?

Hâlâ Kurtuluş Savaşı’nın önemini kavrayamayıp akıl dışı ve haince konuşup yazanlara şahit oluyoruz. “Kurtuluş Savaşı olmadı.” ya da “Keşke Yunanlılar kazansaydı.” gibi sözler duyuyoruz.

Eğer o meczupların iddia ettiği gibi Kurtuluş Savaşı olmasaydı veya Yunanlılar kazansaydı, bugün Türkiye Cumhuriyeti Devleti olur muydu?

Bazı aklıevvellerin “hezimet” diyerek küçümsediği Lozan Barış Antlaşması olmasaydı, bu coğrafyada özgür ve bağımsız yaşama şansımız olur muydu?

Tabii ki hayır.

Efendiler! Lozan olmasaydı Sevr olacaktı. Sevr olsaydı biz olmayacaktık. Çünkü Sevr Antlaşması’na göre, Pazar’ımızı da içine alan topraklar Ermenilere veriliyordu.

İşte bu emperyalist oyunu bozup Sevr paçavrasını tarihin çöplüğüne atan Türk, Atatürk’tür.

Ey Türk gençliği! Vatanımıza ve devletimize sahip çıkalım. Çünkü Lozan’dan Sevr’e döndürmeye çalışan emperyalist güçlerle ve onların Truva atlarıyla karşı karşıya olduğumuzu unutmayalım.

Kimdir Atatürk?

Silah arkadaşı Ali Fuat Cebesoy anlatsın:

“Kurtuluş Savaşı’nın zaferle biteceğine hepimiz inanmıştık. Ama hiçbirimiz Mustafa Kemal kadar inanmamıştık. Kurtuluş biz olmadan da olurdu ama o olmadan olmazdı.”

Kimdir Atatürk?

Başkomutanlığını Mustafa Kemal’in yaptığı Türk ordusu için Yahya Kemal şöyle diyordu: “Şu kopan fırtına Türk ordusudur Ya Rabbi, Senin uğrunda ölen ordu budur Ya Rabbi. Ta ki yükselsin ezanlarla müeyyed namın, Galip et, çünkü bu son ordusudur İslam’ın.”

Kimdir Atatürk?

Esaret altında inleyen İslam dünyasının son ümidi, İslam’ın son ordusu olan Türk ordusunun emperyalizme karşı kazanacağı zaferdi. İşte Mustafa Kemal, emperyalist devletleri yenerek esaret altındaki milletlere ümit olmuş bir kahramandır.

Kimdir Atatürk?

Dil, millet olmanın en önemli şartıdır. Vatanı olmayan millet olabilir fakat dili olmayan millet olmaz.

Atatürk, “Türk milletindenim diyen insan, her şeyden evvel and mutlaka Türkçe konuşmalıdır.” diyordu.

Atatürk’ün “fikir babam” dediği Ziya Gökalp ise şöyle diyordu:

“Türklüğün vicdanı bir, Dini bir, vatanı bir; Fakat hepsi ayrılır, Olmazsa lisanı bir.”

Demek ki din birliği, vicdan birliği ve vatan birliği ancak dil birliği ile sağlanır. Asla unutmayalım ki devletimizin resmî dili, milletimizin ortak dili olan Türkçenin dışındaki dillere ikinci bir resmî dil, eğitim-öğretim dili yapma istek ve gayretleri; ülkenin ulus ve üniter yapısını hedef alan haince girişimlerdir.

Kimdir Atatürk?

İstiklal Marşı’nın her törende okunmasından rahatsız olanlara yıllar öncesinden cevap veren bir ruh adamıdır.

Bakın ne diyor Mustafa Kemal:

“Bu marş bizim inkılabımızı anlatır. Bunu ne unutmak ne de unutturmak gerekir. İstiklal Marşı’nda bağımsızlık davamızı anlatması bakımından büyük manası olan mısralar vardır. Benim en beğendiğim yeri de burasıdır: ‘Hakkıdır hür yaşamış bayrağımın hürriyet, Hakkıdır Hakk’a tapan milletimin istiklal.’”

Sevgili gençler, hayatınıza yön veren iki Mustafa olsun:

Biri dinî liderimiz Muhammed Mustafa,

Diğeri millî liderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk.

Unutmayın! Atatürk bir heykel değil, bir ruhtur.

Bu ruh; Mete ile Çin’e, Attila ile Avrupa’ya, Fatih ile İstanbul’a giren ruhtur.

Bu millet, İslam’dan önce Tanrı’nın kılıcı; İslam’dan sonra Allah’ın ordusu olan büyük Türk milletidir.

Bu milletin adının tarih sahnesinden silinmemesi için ülkemizin ve Cumhuriyetimizin geleceğini gaflet ve dalalet içinde olanlar değil, “Türk’üm, doğruyum, çalışkanım.” diyen sizler belirleyeceksiniz.

“Ne mutlu Türk’üm diyene!”

* Bu köşe yazısının tüm hakları Pazar Umut Haber'e ait olup işbu yazının ve resimlerin, kaynak gösterilmeksizin kısmen/tamamen izin alınmaksızın yeniden yayımlanması yasaktır.

7 YORUMLAR

  1. Kaan, teşekkür ediyorum. Atatürk, “Bütün ümidim gençliktedir.” demişti. İşte onun kastettiği Türk gençliği; senin gibi çalışkan, başarılı ve vatansever gençlerden oluşan bir gençliktir.

  2. Kalemine yüreğine sağlık. Atatürkün gençliğe hitabesine günümüzden bakarak yorumlarsanız sevinirim .yazılarınızın devamını diliyorum.

  3. Elinize,kaleminize sağlık hocam.Sizin gibi tarih öğretmenlerimiz olduğu sürece biz gençler olarak tarihimizi asla unutmayız.Allah sizin gibi tarih öğretmenlerini başımızdan eksik etmesin

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Önceki Yazıları