Altın: 6.583,99
Dolar: 45,96
Euro: 53,42
BIST: -
8.9 C
Rize

Osman Kaya

osmankaya@gmail.com


Diğer Yazarlar

Sosyalist Sol Nereye Gidiyor? Sosyalist Sol Ne Yapmalı?

Aslında sıradaki yazım bilim üzerineydi. Ama bu yazıyı yazma sebebim karşılaştığım bir olaydır.

Birkaç gün önce bir çay ocağında otururken yanıma gelen iki arkadaşımla yapmış olduğumuz sohbet bu yazının yazılmasına vesile oldu.

Sohbette bu arkadaşlardan biri şu sözleri ifade etti: “Kapitalizm İslam’dan çok daha ileridir. Mesela ben Afganistan’da yaşamaktansa Amerika’da yaşamayı tercih ederim. Amerika’da kadınlar özgür. Mesela yemek yapmak zorunda değiller. Kadınların açık saçık gezmelerine kimse karışamaz. Çünkü kadınların özgürlük unsurudur kıyafetleri. Ama çarşaflı ve örtülü kadınlara karışılabilir. Çünkü onlar kendi istekleri ile değil erkeklerin baskısıyla örtünüyorlar.”

Bu zihniyet sahipleri etnik faşistleri de haklı çıkaran ifadelerde bulundular çokça. Feminizmi feminofaşizm düzeyinde desteklediler. “Kadınların egemen olduğu dünya tamı tamına sosyalist bir dünya olurdu,” şeklinde ayağı yere basmayan ifadelerle demagoji yapanlar yine bu taifeden kişiler. Bir de vegan zırvasına bağladılar işi… Tamam oldu yani iş… Bir kedinin patisi burkulsa kıyameti koparan bu taife, binlerce insanın öldüğü bir dünyada sesleri solukları çıkmaz. Ayrıca bunların meşhur bir klişe sözleri vardır ya… Can yakıyor… “Eşcinsellik yaşam biçimidir. Biz eşcinselleri savunuyoruz.”

Evet… Bu ve buna benzer sözleri sadece birkaç kişiden değil, bir zihniyet olarak sosyalist sol cenahta çokça işitir, okur ve izler olduk.

Bu zihniyetin kendi başına varlığında bir sıkıntı yok. Yani kişiler, gruplar, yapılar bu ve buna benzer düşünce ve görüşleri elbette savunabilirler. Ancak sorun bunu sosyalist bir tandans ile ortaya koymaları. Sosyalist düşüncenin düşünsel varyantı olduğunu iddia ederek ortaya koymaları. İşte asıl mesele budur.

Feminizm, veganizm, eşcinsellik, etnik faşizm; bunlar aslında tam anlamıyla burjuva ideolojileridir. Bir sosyalist, kadınların da erkeklerin de sınıf çatışması çerçevesinde ezildiğini bilir ve meseleyi kadınların erkeklerden kurtuluşu olarak değil, kadın ve erkeğin birlikte emekçi sınıfların kurtuluşu olarak görür ve bu çerçevede kadını erkeğe düşman ederek değil, kadın ve erkeğin el ele mücadelesi çerçevesinde emekçilerin, emeğinden başka sermayesi olmayan bilinçli proletaryanın meydana getireceği devrimle gerçekleşeceğinden yola çıkarak bakar.

Veganizm, doğanın diyalektiği çerçevesinde imkânsız tezleri savunarak demagojik bir yaklaşımla insanı hayvandan koparır. Veganizmin savunduğu dünya, hayvanların da cehennemi olacaktır. Hayvanlara uygulanacak şiddetten hayvanların kurtarılmasının da ancak sosyalist bir devrimle kurulacak bir dünya ile mümkün olabileceğini aklı başında bütün sosyalistler bilir ve kabul eder.

Eşcinsellik ne bir hak ne de bir yaşam biçimidir. Eşcinsellik bir hastalıktır. Sosyalistler eşcinsellere şiddet uygulanacak kişiler değil, tedavi edilmesi gereken insanlar olarak bakarlar.

Etnik faşizm ise doğrudan doğruya emperyalizme hizmet etmektir ki her sosyalist emperyalizme, kapitalizmin en yüksek aşaması gözüyle bakarak karşı çıkar.

Aklı başında ve adil olan her insan bilir ki kurtuluş sosyalizmdedir ve başka bir kurtuluş da yoktur zaten. Kurtuluş ise kapitalizm ve faşizmden kurtulmakla mümkün olacaktır. Kapitalizm egemen sınıfların kazancı için milyonları katletmekten çekinmez. Ve yine kapitalist sömürgenler yeni bir dünyanın ve sömürüsüz bir dünyanın kuruluşunun ancak sosyalizmle olacağını bilip gördüklerinden dolayı, hem sosyalizmin yok oluşunu sağlamak için mücadele ederler hem de sosyalist düşüncenin manipülasyona uğraması için çaba sarf ederler.

Bugün sosyalist düşüncenin içine pek çok Truva atı sokulmuştur. Sosyalist sol bu Truva atlarından kurtulmadıkça asla kendi yolunda yürüyemeyecektir. Aksine emperyalizmin değirmenine su taşıyacaktır.

Sosyalist solu bekleyen bir başka tehlike de düzenin ve statükonun bekçiliğidir. Bugün içinde yaşadığımız düzeni savunmak sosyalist değerlere ihanet etmektir. Bu noktada değerli aydınımız Dr. Hikmet Kıvılcımlı son derece isabetli tespitlerle sosyalist düşüncenin olması gereken perspektifini kazandırmaktadır. Sosyalizm, burjuva değerleriyle hareket eden şımarık goygoycuların elinde oyuncak olacak bir düşünce ve yaşam biçimi değildir. Sosyalizm yüksek dereceden bir ahlak ve bir kurtuluş doktrinidir. Bu çerçevede sosyalistlerin sadece faşistlere ve kapitalistlere karşı değil, aynı zamanda kendini sosyalist olarak tanımlayanlara karşı da doktriner mücadele vermeleri gerektiği aşikârdır. Çünkü bir şeyin anlaşılmaması kadar yanlış anlaşılması da o şeye alabildiğine zarar verir.

Dinin, inançların da, kapitalist Batı’nın barbar diye aşağıladığı kesimin hiç de öyle gösterildiği gibi olmadığını doğru kanaldan, bilime dayanarak öğrenmek istiyorsak Hikmet Kıvılcımlı’nın eserleri başucumuzda durmalı.

Yoksa İsrail’in köpeği, Amerika’nın kölesi, kapitalizmin oyuncağı olmak işten bile değildir.

Bu kesimler sınırsız seksi, “Ne olacak ki iki gönül bir olduktan sonra gelişigüzel seksin ne zararı var?” sözleri ile savunabilecek kadar ilkesiz tutumu sosyalizm adına savunabilmektedirler. Bu ise tamı tamına Amerikan genci olmanın kodudur. Tıpkı Tony Blair gibi İşçi Partisi’nin başında olmasına rağmen Amerikan kuyruğu olma örneğinde olduğu gibi bunlar da zamparalıklarının aşkına Amerikan ve İsrail finosu olmayı sosyalist olmak zannetme zavallılığının içinde bulunurlar.

Sosyalizm ise yüksek derecede ahlaktır. Onurdur. Yeni ve insanın insana kul olmadığı, eşit ve adil bir dünya mücadelesi vermenin adıdır. Sosyalist mücadele bu ayrık otlarından temizlenmedikçe dünya asla yeni ve sömürüsüz bir günün adı olan sosyalist devrime uyanmayacaktır.

* Bu köşe yazısının tüm hakları Pazar Umut Haber'e ait olup işbu yazının ve resimlerin, kaynak gösterilmeksizin kısmen/tamamen izin alınmaksızın yeniden yayımlanması yasaktır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Osman Kaya
Osman Kaya
Felsefe Öğretmeni

Önceki Yazıları