Uzun bir aradan sonra, yeni bir alanda, yeniden siz okurlarımızla buluşmak için umuda yolculuğa çıkıyoruz. Çevremizde yaşananları kendi bakış açımla yorumlayacak ve çözüm önerilerimi siz okurlarıma aktarmaya çalışacağım.
Yapmaya çalıştığım işin kolay olmadığını yaşadığım deneyimlerden biliyorum. Bazen birilerini rahatsız edecek yorum ve değerlendirmelerim eleştiri ve özeleştiri kültürü gelişmemiş kişilerin sataşmalarını da göğüslemek zorunda kaldığım zamanlar oldu.
Olayların baş döndürücü hızda geliştiği zamanımızda işleyecek konu hakkında tereddüte düşüyor insan.
Eğitim, sağlık, sosyal güvenlik, güvenlik, adalet, yediğimiz içtiğimiz ve yaşamımızı sürdürebilmemizi etkileyen tüm konuları içine alan ekonomik gelişmeler hepsi bir arada yaşamımızı temelden etkileyen konuları işlemenin zorluğu insanın kafasını karıştırıyor, insanı umutsuzluğa sevk ediyor.
Bir sabah kalkıyorsunuz dalga, dalga yaylan operasyonlar. Kara para ve uyuşturucu suçlarıyla insanlar gözaltına alınıyor tutuklanıyor. Ve kısa sürede serbest bırakıldığını görüyorsun. Aynı şekilde belediyelere operasyonlar yapılıyor, herhangi bir suçüstü olayı olmadığı halde halkın oyları ile seçilen bu başkanlar, kamu vicdanında kabul edilebilecek kesin bir delil ortaya konulamadığı halde tutuklu olarak yargılandığını görüyorsun.
Sonra arkadaşlarıyla oyun oynaması gereken bir çocuk sınıfı tarıyor öğretmen ve öğrenci arkadaşlarını öldürüyor. Yaşanan son iki olayda sorumlu kişiler biraz dikkatli davransalar iki olay da önlenebilirdi.
Başka bir gün, halkın vergileri ile giderleri karşılanan devletin yerel bir biriminin en üst makamında oturan bir şahsın, vergisini aldığı yurttaşın güvenliğinden sorumlu olduğu halde, öldürüldü mu? Kaybedildi mi bilinmeyen bir şekilde üstünün örtülmeye çalıştığını yıllar sonra soruşturma yeniden açıldığında ortaya çıktığını görüyorsun. Konu yargı safhasında olması nedeniyle masumiyet karinesi gereği doğru olduğunu düşünüyor olsam bile kendimle çelişmemek için yine de kesin bir yargı kuramıyorum.
65 yaşıma geldim. 60 ihtilalinden bir hafta sonra dünyaya geldim. 71 muhtırasını çocukluktan gençliğe geçiş sürecinde aklımızın erdiğince anlamaya çalışarak yaşadım. 80 darbesinin tam ortasında buldum kendimi ve sonrasındaki olayların içinde yaşadım. AKP’nin 24 yıllık kesintisiz iktidarını gördüm.
Umutsuzluğa sevk eden bunca olaya rağmen, yaşama azmini devam ettirmek umutsuzluğa yenilmemek için, gelecek kuşaklara yaşanabilir bir ülke bırakabilmek için kendi adıma bir şeyler yapabilmek için yeniden buradayım.
