Bu ülke, ilkleri Özal döneminde yaşamıştı. Alışkın olmadığımız işler yaptı. Örneğin, ‘askerleri şortla denetlemesi, anayasayı bir kere delmekle birşey olmaz ve benim memurum işi bilir demesi’ vb ilk aklıma gelenler..
#AKP, 2010 yılından beri ‘parti Devleti’ olma yolunda önemli eşik atlamıştır.
İlk deneme, işte bu yıl oldu. ’12 Eylül 80 darbesini yapanları yargılayacağız’ aldatmacası ile, ‘yetmez ama evet’ çileri de yanına alarak anayasa değişikliği yapmıştı.
Bu değişiklikler 2017’de de devam etti.
Ancak hiçbirinin demokratik içeriği yoktu. Hatta bu anlayışla yapılan hamleler değildi.
#Yargıda ya da birçok konuda reform yapıyoruz diyerek, ‘torba torba, paket paket’ yasalar çıkartılar.. Hiçbirinin de reformla ilgisi yoktu.
#İlk defa AKP döneminde siviller(Cemaat) eliyle askeri darbeye kalkışıldı. Bu, beraber yola çıkanların, aslında, birbirlerine karşı aldıkları düşmanca pozisyondu.
#Kürt sorununa hep çıkarcı ve palyatif yaklaşmış. Aslında sorun çözmek değil, kendi siyasi emellerine alet etmekti..
Kürt sorununa yaklaşımı, kendi ilişki kuruyor ve başlatıyorsa, ‘demokratik ve barış’ hamlesi;
muhalefet yasal temsilcilerle kurduğu tüm temaslar ‘törör örgütü’ ile ilişki olarak kamuoyuna yansıtıldı..
#Yazılı ve görsel basının yüzde 95’ne zorla el koyarak, yanına alarak, besleyerek kamuoyunu manipüle etme konusunda önemli bir hamle yapmıştır..
#Askerlerin siyasete müdahalesini ortadan kaldırıyoruz, Milli Güvenlik Kurulunu işlevsiz kılıyoruz, asker sayısını azaltıyoruz’ diyerek kendi ‘Hegemonyalarını ve Kurullarını’ oluşturdular..
#Devletin tüm kurumlarını ‘Cemaat ve Tarikatlara’ açarak, işbirliği yaparak, onlara maddi ve manevi tüm desteği sağlayarak önlerini açtılar. Gerek örgütlenme gerekse maddi/manevi büyümelerine büyük imkan sağladılar..
#Devleti, IMF, Dünya Bankası ve uluslararası finans kurumlarından kurtarıyoruz diyerek, borç batağına sapladılar, tefecilerden borç aldılar..
#Emperyalistlere tavır alıyoruz diyerek, ‘iki okkalı söz’ üzerinden algı yaratarak, ülkeyi emperyalizmin at oynattığı açık alan haline getirdiler. Oralardan talimat ve cesaretle Ortadoğu’da işler yaptılar, bataklığa sokuldular..
#Devletin, Hukuk ve Adaletin temellerini aşındırarak, ‘biz ve onlar’ ikili hukunu yarattılar. Bunun üzerinden muhalefeti dizayn etmeye çalıştılar..
#Tüm muhalefeti ötekileştirerek, sert söylemlerle nefret yaratarak, seçmenini mobilize etme anlayışını güttüler.. Ayrıca, seçmen düzeyinde işe alma ve iş verme, koruma ve kollama açısından kimse ellerine su dökemez..
#Ülkenin temeli olan ancak hiçbir zaman gerektiği gibi uygulanmayan “Laik, Demokratik, Hukuk Devleti” anlayışı;
Bunların döneminde artık kağıt üzerinde bile kalmadı diyebileceğimiz aşamaya geçmişlerdir..
#Anamuhalefete karşı neler yaptıklarını, hukuksuz işlerle nasıl paralize ettiklerini biliyoruz..
‘Yolsuzluk ve Üsülsüzlük’ bahanesiyle, hukuku araçsallaştırarak zorla belediyelere Kayyumlar atayarak el koydular..
#Meclisi işlevsiz kılarak, ülkeyi tek adama bağladılar ve Saraydan yönetmeye başladılar..Meclis artık, Sarayın kararlarını ‘göstermelik’ onaylama mercii durumuna sokulmuştur..
Tüm bunlardan ötesi, rejimin adının değiştirilmesi ve kendi anayasal anlayışlarıyla yönetmeleridir. Ki yeni anayasa çalışması, hamleleri de buna yönelik olduğundan eminim..

Sevgili dostlar..
Yazarken spontane aklıma gelenleri yazdım..
Lütfen sizde katkıda bulunur musunuz..