NATO, kuruluşu itibariyle Barış değil, Kapitalizm/Emperyalizmin hak ve hukukunu savunan bir militarist savaş örgütüdür..
4 Nisan 1949 tarihinde kurulmuş, Türkiye bu örgüte, 18 Şubat 1952 tarihinde resmen üye olmuştur..
Ne pahasına;
Menderes iktidarında, meclis bile baypas edilerek Kore’ye gönüllü asker gönderme pahasına..
Peki bu örgüt kime karşı ve neden kurulmuştur.?
Faşist Hitler, ikinci paylaşım savaşında, Sovyetler’ de Moskova önlerine gelene kadar kılını kıbırdatmayan sözde ‘ittifak’ emperyalist devletler;
Sovyetler, toparlanıp, ciddi bir direniş ve ardından saldırı ile faşistleri kendi topraklarına kadar sürmüşler. Bıraksalar tüm Avrupa’yı Emperyalist halkadan koparacaklardı..
Yani kısacası, NATO denen savaş örgütü, Sosyalizmin yayılması, halkların özgürleşmesine karşı vurulan emperyalist bir prangadır..
Biz NATO’ya üye olduğumuzdan bu güne ülkemiz ne kazandı, ne kaybetti..?
Hiçbir şey kazanmadığı gibi çok şey kaybetti.
Çünkü, emperyalist güç odakları, içeride, açıktan destekledikleri sağ, muhafazakar, faşist işbirlikçi iktidarlar sayesinde, ülkeyi hem dışa karşı sömürüye açık tuttular hemde devlet destekli sermayedarlar tarafından azgınca halklar sömürülmeye devam edildi..
Ülke içinde, NATO destekli kurulan karanlık örgütler(JİTEM vb) sayesinde, emek eksenli muhalefet hareketleri kanlı şekilde bastırıldı.. karanlık paralel örgüt elemanlarının maaşları da bu örgüt tarafından ödenmiştir..
Şimdi bu örgüt gelmiş Türkiye’de toplantı yapmaktadır. Ki bu toplantı kararı ise, şuan iktidar olan AKP ve onun ‘tek adam’ lideri Erdoğan tarafından alınmıştır..gönüllü olarak özellikle talep edilmiştir..
Toplantı Ankara’da yapılacaktır. Aylar ve haftalar öncesinden hazırlık çalışmaları var..
Ne hazırlığı..?
Başta Tramp olmak üzere gelen liderlerin güvenli şekilde inebileceği Etimesgut askeri havaalanı yeniden dizayn edilerek, tüm misafirler burada ağırlanacak. Ki milyon dolarlar harcanarak hava alanı yeniden inşa edildi..
Ve toplantıya gidilecek yol boyunca tüm alanlar pano ve farklı boyda afişlerle kapatıldı. Onların gözünde ‘kötü görünümler’ halının altına süpürüldü..
Yollar asfaltlandı ve bunun için de milyon dolarlar harcandı..
Peki tüm bunları anladık da;
Ankara’yı, yaşayanlara dar etmek, zehir etmek neyin nesi oluyor..
Bir yandan halkın yaşam alanları daraltılırken, diğer yandan, öğrenciler kaldıkları yurtlarına bile sokulmadı..
Yetmedi, Ankara’da günlerce gözaltılar, tutuklamalar uygulanıyor..
İnsanlara ‘potansiyel suçlu’ muamelesi yapılıyor..TEMA yönetici ve üyeleri bile tutuklanıyor..
Sizlere yüksek perdeden soruyorum..!
Muhalif güçlere yaptığınız hukuk dışı hareketler de bu işin bir parçası mı.?
Tüm bunlar sizi kurtaracak mı..?
Siz nesiniz, kimsiniz..?
Kim adına hareket ediyorsunuz..?
Halka zulüm etmekle keyf mi alıyor sunuz..?
Emperyal güçlere diyet borcunuz mu var..?
Ortadoğu’da size verilen görevi mi yerine getiriyor sunuz..?

NATO üzerine çok şey söylenebilir tabi ki. Bu daha uzun bir yazının konusu.
Ben bugüne ilişkilendirerek bir girizgah yaptım.
Okuyan arkadaşlar da katkı yaparlarsa iyi olur..