Siyasi Geçişgenlik Sorunu..
Kokan Pis Kokular..!
Her siyasi parti ya da düşünce kendi anlayışı, ideolojisi doğrultusunda faaliyet gösterir ve örgütlenir..
Yakın/benzer siyasi oluşumlarda bu tür geçişlerin/transferlerin olması çok normal..Sağ/Muhafazakar partiler arasında bu beklenir ve çok da olur..
Ancak, sağ siyaset ile sol siyaset arasında bu tür geçişgenlikler eskiden pek olmazdı, az olurdu. Olsa da büyük bir etki yaratır, ses getirirdi..
Şimdi ise öylesine kanıksadık/alıştık ki neredeyse artık sıradan olay oldu.
Peki bu normal mı..?
Sorun nereden kaynaklanıyor..?
Sorunun kaynağı bence şu;
Seçimler esnasında/sırasında partiler, seçim kazanma uğruna adayların kişiliğine, siyasi duruşuna, siyasetine bağlılığına pek bakmazlar..
Anlayış şu;
‘Rakiplere karşı seçim kazanalım da gerisine sonra bakarız’. Böyle olunca da haliyle, gerek baskılar, gerek düşünce yakınlığı karşısında transfer durumları oluyor..
Oysa, sorun sadece seçim kazanmak olmamalı. Kazandıktan sonra o adayla süreci sağlıklı yürütebilme, götürebilme de düşünülmeli..
Şimdi AKP karşısında gerek belediye başkanları, gerek encümenleri ve milletvekilleri bakımından bu kadar geçiş olması normal bir şey değil..
Sosyal Demokrat arkadaşlara önerimdir..
Bunlar size ders ve tecrübe olsun..!
Seçmenlerinizi hayal kırıklığına uğratmayın..!
İğneyi biraz da kendinize batırın..
