Altın: 6.583,99
Dolar: 45,96
Euro: 53,42
BIST: -
8.2 C
Rize

Olgun Demir

olgundemir1974@gmail.com


Diğer Yazarlar

Tutuculuğun Psikolojisi ve Bilimin Ahlakı: Hakikat mi, Konfor mu?

İnsan zihni yalnızca düşünen bir yapı değil, aynı zamanda sığınak arayan bir varlıktır. Belirsizliğin karanlığında, bildiğimiz limanlara tutunmak bizi güvende hissettirir; ancak bu güven duygusu bazen hakikatin en büyük engeline dönüşebilir.

Bilişsel Kapanma: Zihnin Sığınma İhtiyacı

Her insan, görünür ya da görünmez birtakım düşüncelerin içine yerleşir; inançlara, alışkanlıklara ve yerleşik kavramlara tutunur. Çünkü belirsizlik, insan ruhunun en eski ve en derin korkularından biridir. İşte tutuculuk, tam da bu noktada filizlenir. Onu yalnızca “cehaletle” açıklamak büyük bir yanılgıdır. Tarih boyunca, çağını şekillendiren bilgili insanların bile yerleşik fikirlere sıkı sıkıya sarıldığına şahit olduk. Demek ki mesele ne kadar bildiğimiz değil; bildiklerimizin bizi ne kadar güvende hissettirdiğidir.

Psikolog Arie Kruglanski’nin “bilişsel kapanma ihtiyacı” adını verdiği kavram, insanın belirsizlik karşısında kesin cevaplara yönelme eğilimini anlatır. Zihin, çoğu zaman hakikati aramaktan çok, huzuru korumak ister. Yeni, sarsıcı ve alışılmadık fikirler; kurulu düzeni tehdit eden birer yabancı gibidir. Bu noktada tutuculuk bir fikir olmaktan çıkar, bir ruh hâline dönüşür: Düzeni kaybetmeme korkusu.

Bilim: Konfor Alanını Bozan Çağrı

Bilimsel düşünce, tam da bu konfor alanını sarsan bir meydan okumadır. İnsanı kendi kesinliklerinden şüphe etmeye, o güne dek doğru kabul ettiklerini sorgulamaya zorlar. Karl Popper’ın vurguladığı gibi; bir düşünceyi bilimsel kılan şey, onun doğrulanmış olması değil, yanlışlanmaya açık olmasıdır. Çünkü insan zihni en çok kendi doğrularına âşık olur. Bir fikir eleştiriden kaçmaya ve kendini kutsallaştırmaya başladığında, bilgi olmaktan çıkıp dogmaya dönüşür.

Paradigmaların Savaşı Ve İnsani Direnç

Ancak bilimin tarihi bize şunu da fısıldar: Bilim insanları da insandır. Onlar da alışkanlıkların, kabullerin ve zihinsel güvenlik arzusunun etkisi altında kalabilirler. Thomas Kuhn’un “paradigma” kavramı, bilim dünyasının belirli kabuller etrafında nasıl kemikleşebileceğini gösterir. Yeni fikirler çoğu zaman merakla değil, dirençle karşılanır.

Albert Einstein bile, kuantum mekaniğinin olasılıksal doğasına “Tanrı zar atmaz” diyerek yıllarca itiraz etmiştir. Bu sadece fiziksel bir tartışma değil, evrenin deterministik düzenine dair zihinsel bir dirençti. Benzer şekilde, Charles Darwin’in evrim kuramı sadece dini çevreleri değil, dönemin bilim insanlarını da sarsmıştır; çünkü bazı fikirler sadece teorileri değil, insanın kendine dair kurduğu anlamı da yerle bir eder.

Belki de en trajik örnek Ignaz Semmelweis’tir. Doktorların ellerini yıkaması gerektiğini söylediğinde alaya alınmış ve dışlanmıştır. Bugün modern tıbbın temeli sayılan bu basit gerçek, o günün “bilen” insanları için sadece rahatsız edici bir gürültüydü. Bazen hakikat, ilk ortaya çıktığında mantıksız değil, sadece fazla sarsıcı görünür.

Sonuç: Soruların Cesareti

Gerçek bilimsellik, yalnızca yeni bilgi üretmek değildir. Aynı zamanda kendi düşüncesine karşı eleştirel olabilme, kendi kesinliklerinin tutsaklığından kurtulabilme cesaretidir. Bilim, mutlak doğrular vaat etmez; aksine bizi sürekli bir arayışa davet eder. Onun ilerleyişi kesinlikten değil, şüpheden beslenir.

Sonuç olarak; bizi geliştiren şey bulduğumuz konforlu cevaplar değil, zihinsel konforumuzu bozma pahasına sorduğumuz cesur sorulardır. Hakikatin yolu, insanın kendi içindeki o “tutucu” sığınağı terk edebilmesinden geçer.

* Bu köşe yazısının tüm hakları Pazar Umut Haber'e ait olup işbu yazının ve resimlerin, kaynak gösterilmeksizin kısmen/tamamen izin alınmaksızın yeniden yayımlanması yasaktır.

6 YORUMLAR

  1. Tam da bu nedenledir ki Felsefede sorular yanıtlardan daha önemlidir. Çünkü insan ancak bir soruyla karşılaştığı zaman DÜŞÜNMEye başlar. Böylece insan varlığının sahip olduğu özelliğini kullanmış olur.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Olgun Demir
Olgun Demir
Eğitim-İş Pazar Şube Başkanı

Önceki Yazıları