Altın: 6.721,17
Dolar: 47,78
Euro: 55,18
BIST: -
12.7 C
Rize

Osman Kaya

osmankaya@gmail.com


Diğer Yazarlar

Sol ve Sosyalizm Nedir?

Çok genel anlamda tanımlarsak , Sol, düzene muhalefet demektir. Yani Herhangi bir kurulu düzenin olumsuz ve sömürü içeren yönlerine ayna tutmak,’’ Bak şuralar hatalı ve yanlış’’demekte bu doğrultuda siyasal mücadele vermektir sol. Solun olmazsa olmazı mevcut statükonun sömürüde olan boyutlarına karşı tutum almaktır. Burada dikkat edilmesi gereken şey karşı duruşun ‘’ sömürünün karşısında olmasıdır.Bu bağlamda sol çok geniş bir siyasal yelpaze niteliği taşır. Peki her karşı duruş sol mudur? Hayır . Mesela bir işçi hareketindeki polis şiddetine karşı durmak sol iken mafyanın üzerine giden polisin burjuvazinin kayırıcılığından kaynaklı eleştirisine karşı çıkmak sol olamaz. Çünkü ikinci durumda polis mağdurdur ve zulmü önlemek için mücadele etmektedir.( Burada bu örnekler kapitalist düzenin kumpaslarından kaynaklı olarak oluşan kaotik yapı, kavram kargaşası ve belirsizlikten ayrı ve soyut olarak düşünülmesi gerekir.)Sol kısaca evrensel insancıl değerlere sahip olmak ve bunun kavgasını vermenin yanı sıra bu doğrultuda ahlak sahibi olmayı gerektirir. Sosyalizm ise sol değerlerin siyasal bir nitelik kazanması , bu bağlamda ekonomi-politik çerçevede iktidar talebi ile ortaya çıkmasıdır.Bu bağlamda değerlendirildiğinde Solun ve sosyalizmin tarihi HOMO SAPİENS ( yani düşünen insan ) ın tarihiyle hemen hemen yaşıttır.
Ancak teorik çerçevede ( adı konulmamış olarak ta olsa ) ilk ortaya çıkışı Eski Yunan Filozofu Platon ile başlar. Platonun DEVLET adlı kitabı sosyalizmin mikro düzeyde verilerini taşıyan ilk eserdir.Bu Eserde Toplumsal yaşamın planlanması gerektiği, toplumsal yaşamda görev dağılımı yapılması gerektiği ve bu görev dağılımı çerçevesinde filozof olan yönetici bilgece bir yönetimle ideal devletin gerçekleşmesini sağlar . Bu ideal devlet insan organizmasına benzer. İnsandaki akla karşılık devlette yönetici , kalbe karşılık asker , ayaklara karşılık işçi sınıfı vardır. Her sınıfın görevini yerine getirdiği sürece mükemmel bir toplum ortaya çıkar.Yine Platon devletin ERDEM e dayanması gerektiğini savunur.Belli başlı erdemleri de şöyle sıralar:Çalışkanlık, bilgelik, ölçülülük cesaret ve adalettir.Devlet yöneticilerinde de de toplumu meydana getiren her kesimde de bu erdemlerden pay alma muhakkak söz konusu olmalıdır.
Daha sonraki süreçlerde Marcus Arelyus ve Stoacı akım filozoflar doğuştan köleliğe ve köleciliğe karşı olmuşlar ve bu konuda öğretiler ortaya koymuşlardır. İnsanlığın doğuştan eşit olduğunu savunmuşlardır.
Yine ütopik te olsa İLK SOSYALİST DEVLET TASARIMI nı İngiliz Devlet adamı Thomas More (1478-1535) un ÜTOPYA adlı eserinde görüyoruz. More bu eserinde sınıfsız toplum yapısını savunur.Kadın erkek eşitliğini savunur.Planlı ekonomi anlayışını savunur More bu eserinde.Ancak More de tıpkı Platon gibi sadece özgür insanlar için bu sistemi öngörür. Kölelere bu hakkı vermez.
Thommaso Campanella (1568-1639)da GÜNEŞ ÜLKESİ adlı eserinde Mülkiyetsiz ve geleneksel aileye karşı çıkan bir kadın erkek ilişkisini öngörür. Ona göre mülkiyet ve aile insanlar arası huzur ve barışı yok eden iki zehirli unsurdur.
İslam Dünyasında Farabi EL MEDİNETÜL FAZILA adlı eseriyle kendi perspektifinden bir sosyalist toplum önermiştir. İbni Haldunun MUKADDİME sinde de bunun nüvelerini görürüz.Bu noktada ‘’ Yarin yanağından gayri her şeyde , her yerde hep birlikte ‘’ diyen Şeyh Bedrettini , Börklüce Mustafayı unutmamak gerekir.
Dinler kendi dönemlerinin – bir tür – sosyalizmleridir. Ve bu halleriyle kendi dönemlerinde devrimci nitelikler taşımışlardır.Mesela Musa yaşadığı dönemde Firavuna baş kaldırmış, yoksul birini döven birine karşı çıkmış ona her türlü Rizikoyu göze alarak yumruk atmıştır. İsa ise ‘’ Bir zenginin cennete girmesi bir devenin iğne deliğine girmesinden daha zordur ‘’ diyerek mal ve para biriktirmenin doğru bir şey olmadığını söylemiştir. Peygamber Muhammede tavır koyan Ebu Cehil ise şunu söylemiştir:’’ Ne yani Muhammed bize çulsuzlarla aynı sofradan yemek yememizi mi istiyor ? Bu inanılır gibi değil ‘’ diyerek Peygamber Muhammedin anlattığı dinin aslında yoksullardan yana olduğunu ifade etmiştir.
Tarih boyunca zalimlere ve egemenlere pek çok isyan ve başkaldırı olmuştur. Bunlarda aslında sosyalist mücadelenin hanesine yazılabilir.Mesela Eski Romada yaşanan Spartaküs Köle İsyanı bahsettiğimiz nitelikteki bir isyandır.Şeyh Bedrettin ve Börklüce Mustafa isyanı bu nitelikte isyanlardır.Ancak İnsanlık tarihinde en büyük ilk devrim Büyük Fransız Devrimidir. Büyük Fransız Devrimi insanlık için çok büyük bir Devrimdir. Aslen burjuva sınıfının devrimi olmasına rağmen Fransız Devrimi de sosyalizmin hanesine yazılabilir. ( İşte Sol kavramı da Devrim öncesi ve devrim sürecinde Fransız meclisinde yer alanların meclisteki konumlarına göre ortaya çıkar. Kraldan yana olanlar meclisin sağında otururken , halktan yana olanlar ise meclisin solunda otururlar ve sol kavramı da buradan , yani halktan yana olanlar anlamında ortaya çıkar.)Bu süreçte, Danton, Jean Jacgues Rouseau, Danton, Roberspiyer ve Volter burjuva kültür dünyasında olmalarına rağmen, sosyalist kültürü besleyecek pek çok söylem ortaya koymuşlar ve öğreti geliştirmişlerdir. Bu süreçte Saint Simonu da unutmamak gerekir. Ütopik olmasına rağmen burjuva kültür dünyasından ayrılan ilk sosyalist olması açısından Saint Simon son derece önemlidir. Fransız Devriminin yanı sıra 1765 teki buhar makinesinin bulunmasıyla başlangıç anla mında tarihlenen Sanayi Devrimi de sosyalizmin başlangıcı açısından önemli bir etkendir.
Bu döneme kadar anlatmaya çalıştığımız ve özetlediğimiz süreci Marks ve Engels ÜTOPİK SOSYALİZM olarak niteler. BİLİMSEL SOSYALİZM ise Marks ve Engels e göre kendileriyle başlar ve 1848 de yazdıkları KOMÜNİST MANİFESTO ile başlatılır.
Vlademir Ulyanov İlyiç Lenin 1913 te kaleme aldığı ünlü makalesinde Bilimsel sosyalizmin başlangıçta üç temel kaynağının bulunduğunu belirtir:
1- ALMAN KLASİK FELSEFESİ
2- İNGİLİZ EKONOMİ POLİTİĞİ
3- 3-FRANSIZ SOSYALİZMİ
Evet .. Bu konuya sonraki yazılarda devam edelim.

* Bu köşe yazısının tüm hakları Pazar Umut Haber'e ait olup işbu yazının ve resimlerin, kaynak gösterilmeksizin kısmen/tamamen izin alınmaksızın yeniden yayımlanması yasaktır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Osman Kaya
Osman Kaya
Felsefe Öğretmeni

Önceki Yazıları