Altın: 6.256,65
Dolar: 47,24
Euro: 54,10
BIST: -
17.2 C
Rize

Muhammed Türkücü

muhammedturkucu53@gmail.com


Diğer Yazarlar

Ulusları Ne İleri Götürür? İç Dinamikler Ve Makro Sistemler Arasındaki Çelişki

Bu yazıda, bir ulusu ileriye veya geriye götüren etkenlerin neler olduğunu inceleyeceğiz. Bu soruya tarih boyunca birçok cevap aranmıştır. Başarının anahtarı coğrafya mı, kültür mü, yoksa Nobel ödüllü Türk-Amerikan iktisatçı Daron Acemoğlu’nun vurguladığı gibi kurumlar ve iç dinamikler mi? Bu noktada, Immanuel Wallerstein’ın “Modern Dünya Sistemi” kuramına da ayrı bir parantez açmak yerinde olacaktır.

​Nogales kenti, bir çitle ikiye ayrılmaktadır. Kuzeyinde, Amerika Birleşik Devletleri sınırları içerisinde bulunan Nogales, Arizona yer alır. Burada yıllık kişi başına düşen gelir 30.000 dolardır; gençlerin çoğu okula gider, halkın emniyeti ve güvenliği sağlanmıştır. Kentin güneyinde, çitin diğer tarafında bulunan Meksika sınırındaki Nogales, Sonora’da ise yıllık kişi başına düşen gelir 17.000 dolardır. Burada gençlerin çoğu okula gitmemekte, insanlar geçim sıkıntısı çekmekte ve can güvenliği neredeyse bulunmamaktadır.

​Peki, bu iki bölgeyi birbirinden ayıran temel etken nedir? Coğrafi konumları ve iklimleri aynıdır. Kültürel açıdan bakıldığında; yedikleri yemeklerden dinledikleri müziğe kadar pek çok ortak noktaları vardır. Bu örneğe bakılırsa, iki bölge arasındaki farkı Daron Acemoğlu’nun işaret ettiği üzere “kurumlar ve iç dinamikler” ile açıklayabiliriz.

​Peki, konuyu makro düzeyden ele aldığımızda Acemoğlu’nun tezini tek başına yeterli bulabilir miyiz? Yoksa Wallerstein’ın modern dünya sistemini de denkleme dahil etmemiz mi gerekir? Wallerstein’ın kuramını anlamak için öncelikle “merkez-çevre” ilişkisini kavramak şarttır. Wallerstein’a göre ülkeler üç ana kategoriye ayrılır:

  • Merkez Ülkeler: Dünyadaki ham madde kaynaklarını işleyen, yüksek katma değerli ürünler üreten ve dünyaya ihraç eden gelişmiş ülkelerdir.
  • Çevre Ülkeler: Ham maddeyi çıkaran ancak bunları işleyemeden merkez ülkelere ucuz fiyata satan, sermaye birikimi düşük ülkelerdir.
  • Yarı Çevre Ülkeler: Ne merkez ülkeler kadar güçlü ne de çevre ülkeler kadar zayıf olan, sisteme eklemlenmiş tampon ülkelerdir.

​Bu kategorizasyona bakıldığında, sermaye akışının sürekli olarak çevre ülkelerden merkez ülkelere doğru olduğu ve bu sayede merkez ülkelerin zenginleştiği görülür.

​Sonuç olarak; bir ulusun kalkınması için sadece Acemoğlu’nun belirttiği gibi kurumlarımızı ve iç dinamiklerimizi iyileştirmek mi yeterlidir, yoksa Wallerstein’ın işaret ettiği üzere kapitalist dünya sistemindeki konumumuzu (sömürülen taraftan sömüren tarafa) değiştirmemiz mi gerekir? Bilimsel açıdan bu sorunun tek ve mutlak bir cevabı yoktur. Kalkınma, tek bir nedene indirgenemeyecek kadar karmaşık ve çok katmanlı dinamikler içeren bir süreçtir.

* Bu köşe yazısının tüm hakları Pazar Umut Haber'e ait olup işbu yazının ve resimlerin, kaynak gösterilmeksizin kısmen/tamamen izin alınmaksızın yeniden yayımlanması yasaktır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Önceki Yazıları