Atatürkçü Düşünce Derneği Pazar Şubesi’nden 12 Eylül Açıklaması: “Askeri Darbeye de Sivil Darbeye de Hayır!”

0
477

​Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Pazar Şubesi, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılı dolayısıyla bir basın açıklaması yayımladı. Şube Başkanı İsmail Tutoğlu imzasıyla yayımlanan bildiride, askeri darbelere olduğu kadar demokratik kurumları ve hukukun üstünlüğünü zayıflatan sivil otoriter uygulamalara da net bir şekilde karşı çıkıldı.

​”12 Eylül’ü Unutmadık, Unutturmayacağız!” başlığıyla paylaşılan açıklamada, 12 Eylül’de anayasal düzenin askıya alındığı, siyasi partilerin kapatıldığı ve sendikaların susturulduğu hatırlatılarak, geçmişteki baskı yöntemleri ile günümüzdeki bazı uygulamalar arasında paralellikler kuruldu.

​“Darbe Yalnızca Tankla, Tüfekle Yapılmaz”

​Darbelerin renginin, biçiminin ve aktörlerinin değişebileceğini ancak demokrasiye yönelik müdahalenin özünün değişmediğini vurgulayan ADD Pazar Şubesi, şu görüşlere yer verdi:

  • ​Geçmiş ve Günümüz Kıyaslaması: 12 Eylül’de sendika kurmanın engellendiği, bugün ise emekli sendikalarının kapatılması ve örgütlenme haklarının tartışma konusu yapıldığı belirtildi.
  • ​Seçme ve Seçilme Hakkı: Geçmişte siyasi partilerin faaliyetlerinin engellendiği gibi, bugün de seçilmişlerin görevden alınması, kayyum uygulamaları ve siyasi baskı iddiaları üzerinden tartışmalar yaşandığı ifade edildi.
  • ​İfade Özgürlüğü: Gazetecilerin, sanatçıların, mizahçıların, akademisyenlerin ve muhalif siyasetçilerin yaşadığı sorunların, Türkiye’nin demokrasi sınavından geçmeye devam ettiğini gösterdiği vurgulandı.

​Demokrasiyi askıya alan, hukukun üstünlüğünü zedeleyen, kuvvetler ayrılığını yok sayan, basını susturan ve seçilmiş iradeyi etkisizleştiren her anlayışın demokratik Cumhuriyet açısından tehdit oluşturduğu ifade edildi.

​“Türkiye’nin Geleceği Ne Askeri Vesayette Ne De Sivil Otoriterliktedir”

​Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetin yurttaşını susturan değil özgürleştiren bir yapı olduğunu belirten İsmail Tutoğlu, açıklamasında şu taleplere dikkat çekti:

  • ​Hukukun üstünlüğünün egemen olduğu,
  • ​Kuvvetler ayrılığının güvence altında bulunduğu,
  • ​Bağımsız ve tarafsız yargının işlediği,
  • ​Basının özgür olduğu, sendikaların serbestçe örgütlenebildiği,
  • ​Yurttaşların düşüncelerini korkmadan ifade edebildiği ve milli iradenin korunduğu bir Türkiye istendiği vurgulandı.

​Açıklama, “12 Eylül’ün zihniyetine hayır! Askeri darbelere hayır! Sivil darbelere hayır! Kayyuma hayır!” denilerek, laik, demokratik ve sosyal hukuk devleti vurgusuyla sona erdi.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz