Nisan 2026 enflasyon verilerinin açıklanmasının ardından Kamu-İş Konfederasyonu sert bir açıklama yayımladı. Türkiye İstatistik Kurumu, İstanbul Ticaret Odası ve Enflasyon Araştırma Grubu verilerinin karşılaştırıldığı açıklamada, ortaya çıkan tablo “Sefaletin Nisan Karnesi” olarak nitelendirildi.
Açıklamada, enflasyon rakamlarının yalnızca istatistiksel bir veri olmadığı vurgulanarak, “Bu rakamlar tenceredeki eksik aşın, ödenemeyen faturaların ve çalınan geleceğin hesabıdır” ifadelerine yer verildi.
Üç Kurum, Üç Farklı Enflasyon
Paylaşılan verilere göre nisan ayı enflasyon oranları kurumlara göre farklılık gösterdi:
- TÜİK: Aylık %4,18 – Yıllık %32,37
- İTO: Aylık %3,74 – Yıllık %36,83
- ENAG: Aylık %5,07 – Yıllık %55,38
Ocak-Nisan dönemini kapsayan dört aylık enflasyon oranları ise TÜİK’te %14,64, İTO’da %15,99 ve ENAG’da %20,95 olarak açıklandı.
“Fatura Halka Kesilemez”
Kamu-İş açıklamasında, ekonomik krizin bedelinin çalışanlara ödetildiği savunularak şu ifadelere yer verildi:
“Bu ülkenin çalışan, değer üreten yurttaşları; iktidarın yarattığı krizin faturasını ödemek zorunda değildir. Hesap vermesi gereken, halkı her geçen gün daha da yoksullaştıran yöneticilerdir.”
Konfederasyon, ekonomik gidişata karşı mücadeleyi sürdüreceklerini belirterek, “Bu hesabı sormaya devam edeceğiz” mesajı verdi.
Tartışma Büyüyor
Farklı kurumların açıkladığı enflasyon oranları arasındaki makasın giderek açılması, kamuoyunda güvenilirlik ve hayat pahalılığı tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Özellikle ENAG verilerinin TÜİK’e kıyasla çok daha yüksek çıkması, vatandaşın hissettiği enflasyon ile resmi veriler arasındaki farkın büyüdüğüne işaret ediyor.
Ekonomistler, bu farkın piyasadaki fiyat artışlarının ölçüm yöntemlerinden kaynaklandığını belirtirken sendikalar ise gerçek enflasyonun açıklanan rakamların çok üzerinde olduğunu savunuyor.

