Ben Pazar Lisesinden mezun oldum. Birkaç fakülte bitirdim daha sonra ama Pazar Lisesinin tadı hâlâ damağımda, tabiri caizse… O günlerde çok değerli öğretmenlerimiz vardı. Bu dünyadan göçenleri yaratıcı kudret metafizik sevgi ve merhametiyle kuşatsın; yaşayanlara ise uzun ve sağlıklı ömürler diliyorum. Çok güzel günlerdi ve o günlerde çok değerli şeyler kazandık.
İşte o dönemdeki saygıdeğer öğretmenlerimizden biri de Metin Atasaral’dı. Tarih öğretmenidir kendileri. Benim İnkılap Tarihi dersime girerdi. Güzel ve akıcı ders anlatımının yanı sıra yaptırdığı seminer çalışmaları ile çok şey kazandırdı bizlere. Dersinde soru sorabilme ve eleştiri yapabilme özgürlüğümüz vardı. Düşünce özgürlüğünün ne demek olduğunu biraz da Metin Atasaral hocamızın dersinde öğrendik.
Metin Atasaral hocamız sadece tarih dersi ile değil, aynı zamanda sportif çalışmaları ile de öncü öğretmen kişiliğini göstermiştir. Futbol, basketbol ve atletizm çalışmalarının vazgeçilmez ve daima aranır antrenör ismiydi Metin hocamız. Mustafa Kemal’in “Cumhuriyet; fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür nesiller ister” özdeyişinin yanı sıra “Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim” özdeyişinin de ete kemiğe bürünüp insan suretinde görünen bir ismiydi Metin Atasaral.
Ben üniversiteye gittikten sonra yaz tatillerinde karşılaşırdık ve doyulmaz sohbetlerimiz sürerdi zaman zaman. Okulda Mustafa Kemal temalı çok sayıda tiyatro oyunu ve oratoryo sahneletmiştir hocamız. Emeklilik sonrasında da Pazar Mehmet Akif Pirim Kapalı Spor Salonundaki basketbol çalışmaları ile spora yine çok değerli katkılar sunmuştur. Çok sayıda sporcu yetiştirmiş, sporun kitlelere yayılması için adeta gece gündüz mücadele vermiştir.
Metin hocamız, külfette en önde nimette en geride olma erdeminin daima en güzel örneğini ortaya koymuştur. Kendisine teklif edilen millî eğitim müdürlüğü tekliflerini, öğrencilerden uzak kalmamak ve siyasal oyunların tezgahına gelmemek adına kabul etmemiştir.
Emekliliğinden birkaç yıl sonra, Mustafa Kemal Atatürk yolunda verdiği mücadeleyi kurumsal bir boyuta ve kimliğe taşımak adına Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Pazar şubesini kurmuş ve bu bağlamdaki mücadelesine ivme kazandırmıştır. 2007 yılında Rize Pazar’da kuruculuğunu yaptığı bu dernekle beraber bölgeye, örnek kişiliği ile Atatürkçü düşünce bağlamındaki hizmete çok önemli katkılar sunmuştur. Okullara binlerce kitap, tişört ve kırtasiye yardımının yanı sıra burs temin etme, onlara çeşitli çalışma zeminleri sağlama ve özellikle de spor akademisi bağlamında üniversite sınavına hazırlıkta yardımcı olma vb. pek çok konu ve alanda gençliğe hizmet etmiştir.
2012 yılında “Selanik’ten Cumhuriyet’e”, daha sonra “Sarıkamış” ve sonrasında da *”Kuvva-yı Milliye Destanı”*nı yazıp yönetti hocamız. Ulusal çapta muhteşem oyunlardı onlar. Selam olsun o günlere! O oyunlarımızda da çok değerli oyuncularımız vardı ve pek çoğu bu dünyadan ayrıldı. Hatıralarını saygıyla, rahmetle ve gözyaşlarıyla anıyoruz.
Metin hocamızın yönetimindeki ADD adeta bir akademi idi. Bu akademide verilen yüze yakın konferans ile pek çok konu ele alındı ve toplamda dörde bine yakın insan bilgilendirildi. Konferans ve tiyatro turnelerine çıkıldı. Metin hocamız bir asker disipliniyle hemen her gün derneği açık tutmaya çalıştı. Tam 19 yıl… Dile kolay… Bu açık tutulan günlerde çay ve kurabiye eşliğinde nice tatlı sohbetler yapıldı. Selam olsun o günlere! Ve bütün bu çalışmalarında Metin hocamız, Atatürk güneşinden ışığını alan bir ay misali cehalet karanlığını parça parça ediyor ve çevresini aydınlatıyordu. Biz onun yol arkadaşları da onun çevresinde toplaşan yıldızlardık.
Hiçbir öncü yola çıkar da onun yol arkadaşları olmaz mı? Elbette ki vardı Metin hocamızın yol arkadaşları.
En başta Cumhuriyetin yetiştirdiği, örnek ve güzide insan İshak Kara Amca… 25 Kasım 2015’te Facebook sayfamda İshak Amca’nın fotosunu çekip paylaştıktan sonra resmin yanına şunları yazmıştım:
“İshak Amca… Atatürk düşüncesinin yılmaz savaşçısı, gönüllü neferi; disiplin denince akla ilk gelen isim. Bilgelik, tevazu ve vefanın doktrin düzeyinde yüksek şahsiyeti. Güzel insan… İyi ki varsın… İyi ki tanıdım seni… İyi ki bizimlesin… Ve iyi ki bizim amcamızsın.”
Sonra Muhammet Akdemirci abimiz… Tarihten, Kuvva-yı Milliye ruhundan günümüze zamanda yolculuk yapan; yürekliliğin, vefanın ve bağlılığın örnek ve doktrinleşmiş şahsiyeti… Ne güzel, ne büyük katkıların oldu derneğe! Güzel, ışık dolu yüreğine kurban, değerli insan.
Sonra aramızdan ayrılan Ali Kemal hocamız… Rahmet olsun ruhuna… Ne değerli, ne kaliteli bir insandı Ali Kemal hocamız. Ali Günay hocamız… Bilginin ve fikrin sevdalısı… Cevat hocamız… Reşat hocamız… Hasan hocamız… ve özür dileyerek ismini sayamadığım nice güzel, nice çevrelerine örnek olan, ışık saçan güzel insanlar… Selam olsun o güzel hatıralarınıza!
Ve bizim jenerasyon… Ben, Demirali hocam, Yücel Tanay dost, Fatma Hanım… ve daha pek çok Mustafa Kemal yolunun yolcuları… Hep yoldaş olduk metin hocamıza, elimizden geldiğince, gücümüzün yettiğince… Birkaç gün önce Metin hocamız, İsmail Tutoğlu başkanlığında bir yönetime devretti derneği. Malum, o her zaman genç bir ruha sahip ama takvimlerde yaş 79’u gösteriyor. Yaratıcı kudret ona daha uzun ve sağlıklı yaşam armağan etsin. O yaşadıkça hep bizim başkanımız, öncümüz, rehberimiz ve hocamız olacak ve bize daha çok şey yaptıracak. Yeni yönetimdeki arkadaşlarımızın yüksek değerli kimlikleri, Metin hocamızın evladı gibi büyüttüğü derneğin emin ellerde oluşunun rahatlığını sağlıyor değerli hocamıza. Ama biz o ayın etrafında dönen yıldızlar olarak Metin hocamızın ışığından daima yararlanmaya devam edeceğiz.
Devir teslim töreninde daha önce yazdığım bir şiiri okuma niyetindeydim ama fırsat olmadığından okuyamadım. Yazıma bu şiirimle son veriyorum. Saygıyla ellerinizden öperim öğretmenim.
IŞIĞA MISRALAR
Bir devrimci doğar çay kokulu tepelerden, halkına seslenir,
Bir devrimci doğar karlı Kaçkarlara yaslanır,
Bir devrimci doğar Karadeniz gibi hırçın yüreği,
Mustafa Kemal’in ışığından beslenir.
Bir devrimci büyür, gezer adım adım ülkesini de,
“Ülkem” der… Bu mahzun coğrafyada atar yüreği, çöken karanlığa tasalanır.
Bir devrimci yaşar… Öğretmeni olur gençliğinin,
Anlatır atasını… Anlatır ilkeleri… Anlatır cumhuriyeti,
Bekçisi olur bu ülkede Mustafa Kemal devrimlerinin.
Bir gönül insanı dolaşır okullarında Pazar’ın,
Elinde kitapla ışık saçar, ışık dolar ilçe sokaklarının.
En büyük şeref insan olmak, insan kalmak ve insan gibi yaşamaksa,
O en güzel kitabını yazdı insan olmanın.
En temel görev cehalete karşı bilgi ile savaşmaksa,
O en güzel örneğini verdi savaşmanın.
Nice çilelerin tezgahından geçti,
Siper ederek göğsünü karanlık hücumlara,
Nice meşaleler yaktı körpe zihinlere,
Yüreklerde kıvılcımı oldu göklere yükselen Kemalist alevlerin.
”Bana göster Atatürkçü kişilik örneği kimdir?” diye sorana,
Örnek işaret öznesi oldun onurlu parmaklara.
Ey Metin Öğretmen, sözler yetişmez seni methe,
Yaradan sağlık versin de
Işık ol daim bu güzel memlekete.

